Hayatı

Peygamber Efendimizin Öğleden Sonra Yaptıkları

Peygamber Efendimizin Öğleden Sonra Yaptıkları Öğle zamanı, bir yılla kıyaslandığında yaz mevsiminin ortasına; insan ömrüyle kıyaslandığında gençliğin kemaline, dünyanın ömrü ile kıyaslandığında dünyada insanın yaradılış devrine benzer ve onlardaki rahmet tecellilerinin nimetlerini hatırlatır.

Peygamber Efendimizin Öğleden Sonra Yaptıkları

Öğle, gündüzün kemale erip zevale meylettiği, günlük işlerin belli bir seviyeye getirildiği, iş yoğunluğundan uzaklaşarak kısa bir dinlenmeğe ihtiyaç duyulduğu, fani dünyanın geçici ve ağır işlerinin verdiği gaflet ve yorgunluktan ruhun teneffüse ihtiyaç hissettiği bir andır.

İnsan ruhu, bu sıkıcı atmosferden kurtulmak, Yüce Rabbinin huzuruna çıkıp el bağlayarak nimetlerine şükür ve hamd edip yardım dilemek, celal ve azametine karşı rüku ve secde ile aczini ortaya koymak üzere öğle namazını kılmaya büyük bir heves ve ihtiyaç duyar. Hele bu namaz, Efendimiz’in (sallallahu aleyhi ve sellem) arkasında kılınacaksa…

Ashabının Namaz Hazırlıkları

ashabının namaz hazırlıkları
Ashabının Namaz Hazırlıkları

Evet, Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem), büyük bir iştiyakla camiye koşan ashabına gün ortasında öğle namazını kıldırırdı. Eğer o gün cuma ise bambaşka bir coşku ile yani bayram havasında namaza hazırlanılırdı.

Tırnakları kesilir, banyo yapılır, yeni elbiseler giyilir, kokular sürülür, her günden daha erken camiye gidilir, Efendimiz’in hutbesine kulak verilir ve ardından da namaz kılınırdı. Özellikle bu namaza çocuk ve kadınlar diğer vakitlere nazaran daha çok iştirak ederlerdi.

Öğlen Yemeği Düzenli Yemezdi

öğlen yemeği düzenli yemezdi
Öğlen Yemeği Düzenli Yemezdi

Kaynaklarımızda düzenli bir şekilde yenilen öğle yemeğinden söz edilmemektedir. Fıtır sadakası veya bazı kefaretlerin miktarı belirlenirken günde iki öğün üzerinden hesaplanmanın yapılması gösteriyor ki, sabah ve akşam yemeklerine ek olarak üçüncü bir öğün bulanmamaktadır. Böylece, sabah kahvaltısını sahurda yapan kişinin günlerini ne kadar kolay bir şekilde oruçlu geçirebileceği de daha iyi anlaşılmaktadır.

Aslında günümüzde de İki öğünle yetinmek hem zaman kazanma hem bütçe dengeleri hem de sağlık açısından tavsiye edilmekle birlikte uyulması gereken bir sünnettir. Elbette şeker hastalığı, aşırı kilo problemi vb. durumlar İstisnadır.

Hz. Peygamber (sallaııahu aleyhi ve sellem) zaman zaman ashabına ziyaretlerde bulunur, gündelik meşgalelerini deruhte eder, devlet başkanı olarak kamuyu ilgilendiren işlere bakar, nazil olan ayetleri vahiy katiplerine yazdırır, hemen yerine getirilmesi gereken emirler varsa bunları bir münadi vasıtasıyla halka duyurur ve gelen misafirlerle ilgilenirdi.

Senetü’l-Vüfud ( Heyetler Yılı ) Nedir

Mesela hicretin sekizinci yılından itibaren yoğun bir elçiler ziyareti yaşanmıştır. Günün bir bölümü bu elçileri karşılama, ağırlama, soru ve isteklerine cevap verme ve uğurlama ile geçmekteydi.

Arabistan’ın çeşitli bölgelerinde yaşayan kabileler, Müslüman olmak veya Müslüman olduklarını bildirmek ve kabul ettikleri İslam dininin esaslarını öğrenmek üzere, Peygamber Efendimiz’e heyetler gönderiyorlardı. Bunların sayısı 70’i aşmaktadır. ilk heyet, Hevazin Kabilesi’nden hicretin sekizinci yılında gelmişti.

Senetü’l-Vüfud Heyetler Yılı Nedir?

Son heyet ise, Yemen’deki ‘Neha Kabilesinden, hicretin onuncu yılı Şevval ayında gelen heyettir. Söz konusu heyetlerin çoğu, hicretin dokuzuncu yılında geldiğinden bu yıla “Senetü’l-Vüfud Heyetler Yılı denilmiştir.

Son heyet ise, Yemen’deki ‘Neha Kabilesinden, hicretin onuncu yılı Şevval ayında gelen heyettir. Söz konusu heyetlerin çoğu, hicretin dokuzuncu yılında geldiğinden bu yıla “Senetü’l-Vüfud” ( Heyetler Yılı) denilmiştir.

Peygamberimiz Gelen Heyetler ile Bizzat İlgilenirdi

Efendimiz, kendisine gelen bu heyetlerle bizzat ilgilenir, onlara ikramda bulunur, her kabilenin haline ve adetlerine göre onlarla konuşurdu. Ayrılırken de uygun hediyeler verir, Müslümanlığı öğretmek üzere onlara öğretmenler, mürşitler gönderirdi. O mürşitlere: “Kolaylaştırın, güçleştirmeyin, müjdeleyin, korkutup nefret ettirmeyin.”12 diye tembihte bulunurdu.

Necran Hristiyanları da gelen heyetlerden biriydi. Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) onlara mescidinde ibadet etme imkanı vermiş ve İslam’ı kabul etmeyen bu heyetle bir antlaşma yaparak onu geri göndermiştir.

Kaynaklar

  • 12 Buhari, İlim, 12.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu