Kuran-ı Kerim

İlk Vahiy Nerede ve Ne Nasıl Gelmiştir

İlk Vahiy Nerede ve Ne Nasıl Gelmiştir

İlk Vahiy Nerede ve Ne Nasıl Gelmiştir

i̇lk vahyin gelmesi
İlk Vahiy Nerede ve Ne Nasıl Gelmiştir

Peygamber efendimiz kırk yaşında iken, yine bir Ramazan ayında, Hira dağındaki mağaraya çekilmiş ve tefekküre dalmıştı. Ramazan’ın 17. Pazartesi gecesi, gece yarısından sonra, adını çağıran bir ses işitti.

Başını kaldırıp etrafa bakınca, ikinci defa aynı sesi duydu ve her tarafı aniden bir nurun kapladığını gördü. Arkasından Cebrail A.S karşısına geldi ve “Oku!” dedi. Efendimiz, ona ; “Ben okumuş değilim” cevabını verdi. O zaman melek, tutup takati kesilinceye kadar sıktı ve; “Oku!” dedi. Yine “Ben okumuş değilim” cevabını verdi. Bir daha sıktı ve; “Oku!” dedi. “Ben okumuş değilim” buyurunca, üçüncü defa sıktı sonra bıraktı ve ;

“(Ey Muhammed!) Yaratıcı Allah’ın adı ile oku! O, insanı pıhtılaşmış kandan (alak dan) yarattı! Oku, Allah büyük kerem sahibidir. O, kalemle öğretir, bilmediklerini öğretir”, mealindeki Alak suresinin ilk beş ayeti kerimesini getirdi. Hz. Muhammed S.A.V de onunla beraber okudu. İlk vahiy bu suretle geldi ve bütün cihanı aydınlatan İslam güneşi böyle doğdu.

Peygamberimizin Cebrail A.s İlk Görüşü

Resulullah Efendimiz, büyük bir ürperti ve heyecanla Hira dağındaki mağaradan çıkıp, aşağıya inmeye başladı. Dağın ortasına geldiği sırada bir ses duydu. Cebrail A.S; “Ya Muhammed! Sen, Allahu Tealanın resulüsün, ben de Cebrail’im” dedi ve ökçesini yere vurdu. Vurduğu yerden su çıktı ve abdest almaya başladı. Peygamber efendimiz dikkatle onu seyrediyordu. Cebrail A.S abdestini bitirince, Peygamber efendimize, gördüğü gibi abdest almasını söyledi.

Sevgili Peygamberimiz, abdestini bitirdikten sonra, Cebrail A.S imam olup, iki rekat namaz kıldılar. Bundan son Cebrail A.S; ”Ya Muhammed! Rabbinin sana selamı var” deyip, peşinden; “Sen benim, cin ve insanlara resulümsün. O halde onları tevhide davet eyle” buyurduğunu söyledi ve ayrılıp göğe yükseldi. sevgili Peygamberimiz; böylece Cebrail A.S hem görmüş, hem de konuşmuş oldu.

Hira Dağından Eve Dönüşü

Peygamber Efendimiz, hane-i seadetlerine gelinceye kadar, yanından geçtiği her taşın, her ağacın; “Esselamü aleyke ya Resulallah!” dediğini işitti. Evine gelip; “Beni örtünüz! Beni örtünüz!” buyurdu ve ürpermesi geçinceye kadar, istirahat ettiler. Sonra gördüklerini Hazreti Hadice validemize anlattılar ve ;

  • “Cebrail A.S gözümden gayb oldu. Lakin onun heybet, şiddet ve korkusu üzerimden gitmedi. Bana mecnun diyeceklerinden ve dil uzatıp kötüleyeceklerinden korktum” buyurdular.

Bu halleri ve bu günleri bekleyen, buna hazır olan Hazreti Hadice; “Allahu teala korusun. Hak teala sana hayır ihsan eder ve hayırdan başka bir şey dilemez. Allah teala’nın hakkı için, bu ümmetin peygamberi olacağına inanıyorum. Zira sen, misafiri seversin. Doğru söylersin ve eminsin. Acizlere yardım eder, yetimleri korur, gariplere yardımda bulunursun. İyi huylusun, bu hasletlerin sahibinde korku olmaz” dedi.

Sonra, bu durumu sormak üzere, Varaka bin Nevfel’e gittiler. Varaka, Resulullah efendimizin anlattıklarını dinledikten sonra;

  • “Müjde ey Muhammed A.S, Allahü tealaya yemin ederim ki, sen, Hazreti İsa’nın haber verdiği son peygambersin. Sana görünen melek, senden evvel Musa aleyhisselama gelen Cebrail aleyhisselamdır. Ah! Keşke genç olsaydım. Seni Mekke’den çıkardıkları zamana yetişseydim de, yardımına koşsaydım. Çok yakın bir zamanda tebliğ ve cihadla emrolunursun” dedi ve Peygamber efendimizin Mübarek elini öptü. Çok geçmeden vefat etti.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Başa dön tuşu