Diğer

Allah’ın Subuti Sıfatları

Allah’ın Subuti Sıfatları Subuti sıfatlar Allah’tan başka bazı varlıklarda da sınırlı bir şekilde bulunan sıfatlardır.

Allah, kendisinden başka hiçbir ilah olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri (yaptıklarını ve yapacaklarını) bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. (O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir.) Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür.(Bakara/255)

Allah diridir ve hayat verendir.(Hayat)

Allah her şeyi bilir.(İlim)

Allah her şeyi işitir.(Semi)

Allah her şeyi görür.(Basar)

Allah’ın dilediği olur.(İrade)

Allah’ın her şeye gücü yeter.(Kudret)

Allah kullarına hitap eder.(Kelam)

Allah yaratıcıdır.(Tekvin)

Allah’ın Subuti Sıfatları

İslam’da iman esaslarının ilki ve en önemlisi Allah’a inanmaktır. Allah’a iman etmek yalnız onun zatına değil, sıfatlarına da inanmayı gerektirir. Bunun için de Allah’ı her yönüyle iyi bilmek lazımdır. Fakat insanlar Allah’ın zatını ve mahiyetini kavramaktan acizdirler. Allah ancak isimleri, sıfatları ve fiilleri ile bilinebilir.

Allah’ın sıfatlarının zati ve subuti olmak üzere ikiye ayrıldığını belirtmiştik. Allah’ın zati sıfatları sadece Allah Teâla’da bulunan, onun haricinde hiç bir varlıkta bulunmayan sıfatlardır. Subuti sıfatlar ise Allah’tan başka bazı varlıklarda da
sınırlı bir şekilde bulunan sıfatlardır. Şimdi bunları kısa kısa tanıyalım:

Hayat

Allah (c.c.), hayat sahibidir ve canlılara hayat verendir. (Hayat) Hayatın zıddı ölümdür ve ölüm canlılar için geçerli olan bir hakikattir. Allah Teâlâ ise hayatı ve ölümü yaratandır. Bu nedenle Allah için ölüm düşünülemez. Bu hususta Kur’an‘da şöyle öğüt verilir: “Ölümsüz ve daima diri olan Allah ‘a güvenip dayan…”181

Canlı varlıklar da hayat sahibidir. Ancak Allah, canlıların hayatı için belirlenmiş bir süre tayin etmiştir. Yani canlıların hayatının hem bir başlangıcı hem de bir sonu vardır. Onların hayatı Allah’ın iradesi dahilindedir. Onu bize veren
Allah olduğu için de hayat bize bir emanettir. Bu nedenle kendimizin veya başkasının hayatına kıymak ya da zarar vermek hayatın gerçek sahibi olan Allah’a isyan etmek demektir.

İlim

Yüce Allah; olmuş, olmakta ve olacak olan her şeyi bilir, kainatta hiçbir şey Ona gizli kalmaz. (İlim) Buna göre Allah’ın ilmi, ezelden ebede kadar bütün bilgileri kapsar.182 “Gaybın anahtarları Allah’ın yanındadır; onları ondan başkası bilmez. O, karada ve denizde ne varsa bilir; onun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez O yerin karanlıkları içindeki tek bir daneyi dahi bilir. Yaş ve kuru ne varsa hepsi apaçık bir kitaptadır.”183 “Allah (c.c.) insanların gizlediklerini ve açığa vurduklarını; geçmişlerini ve geleceklerini; göklerde ve yerde olanı; hatta kalplerinde olanı bilir.184 “O, göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Gizlediğiniz ve açıkladığınız her şeyi de bilir. O sinelerin özünü, gönüllerin ta künhünü de bilir.”185 “O, gözlerin hain bakışını ve kalplerin sakladığı bütün şeyleri dahi bilir.”186

Semi

Allah hiçbir vasıta ve şarta bağlı olmadan her şeyi işitir.187(Semi) Allah’ın işitmesi diğer sıfatlarda olduğu gibi insanların işitmesine asla benzemez. Çünkü Allah’ın işitmesinde; azlık çokluk, gizlilik açıklık ve uzaklık yakınlık gibi faktörlerin hiçbir rolü yoktur. Gizli ya da açık ne söylenirse söylensin Allah işitir. O hiçbir araca ihtiyaç duymadan her şeyi duyar. Onun işitmesine hiçbir şey engel olamaz.

Basar

Allah; gizli açık, aydınlık karanlık ne varsa her şeyi görür.(Basar) Allah, görmek için her hangi bir yardımcıya ihtiyaç duymaz. Kur’an-ı Kerim’de Hz. Lokman’ın, oğluna öğüt verirken kullandığı şu ifadeler Allah’ın basar sıfatına işaret eder: “Yavrucuğum! Yaptığın her iş, zerre kadar bile olsa ve bu bir kayanın içinde veya göklerde yahut yerin derinliklerinde bulunsa, yine de Allah onu (senin karşına) getirir. Doğrusu Allah, en ince işleri görüp bilir ve her şeyden haberdardır.”188

İrade

İrade, Allah’ın, herhangi bir şeyi dilemesidir. Zira Allah, “Bir şey yaratmak istediği zaman onun yaptığı ‘Ol!’ demekten ibarettir. (O iş) hemen oluverir.” Allah’ın dilemesi olmadan hiçbir şey gerçekleşemez. Bu hususa Kur’an’da şöyle dikkat çekilir: “Hiçbir konuda Allah’ın dilemesine bağlamaksızın, ‘Ben yarın mutlaka şöyle şöyle yapacağım” deme! Bunu (demeyi )unuttuğun takdirde Allah’ı hatırla ve Umarım ki Rabbim, beni daha doğru olanı yapmaya muvaffak kılar.’ de.. 190 Hz. Peygamber (s.a.v.) de bir hadisinde “Allah’ın dilediği olur, dilemediği olmaz.” buyurmuştur.

Kudret

Allah sonsuz bir güç ve kuvvet sahibidir (Kudret). Kudret sıfatının zıddı olan acizlik ve güç yetirememek, Allah hakkında düşünülemez. Kainatta her şey Allah’ın güç ve kudretiyle meydana gelmektedir. O, bu sıfatıyla evrende dilediği gibi tasarruf eder. Allah’ın eşsiz bir kudrete sahip olduğunun en büyük delili son derece karmaşık fakat mükemmel bir düzene sahip olan evrenin varlığıdır.

Nitekim Allah’ın gücü ve kudreti Kur’an’da şöyle örneklendirilir: “Gökleri ve yeri yaratan, bunları yaratmakla yorulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye de gücünün yeteceğini düşünmezler mi? Evet o, her şeye kadirdir.”192.

Kelam

Kelam, konuşmak ve söylemek manasına gelir. Allah bu sıfatıyla peygamberlerine kitaplar indirmiş ve bazı peygamberleriyle de konuşmuştur. “Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkasından konuşur yahut bir elçi gönderip izniyle ona dilediğini vahyeder. O yücedir, hakimdir.”193 Ayeti Allah’ın kullarına hitap ettiğini, onlarla konuştuğunu bildirir. Bu nedenle Allah’ın sözü olan Kur’an’a “Kelamullah” denir.

Tekvin

Allah, dilediği şeyi yaratma gücüne sahiptir (Tekvin). Allah yegane yaratıcıdır. “Allah, her canlıyı sudan yarattı. İşte bunlardan kimi karnı üstünde sürünür, kimi iki ayağı üstünde yürür, kimi dört ayağı üstünde yürür… Allah dilediğini yaratır; şüphesiz Allah her şeye kadirdir.”194

“Yaratmak gibi rızık vermek, diriltmek, öldürmek, azap etmek ve şekil vermek de tekvin sıfatının birer sonucudur.195” “O, her an yaratma hâlindedir.”196 ayeti onun yaratmasının bir defada olup biten bir şey olmayıp sürekli ve devam eden bir faaliyet olduğunu gösterir. Neticede hayatın kaynağı olan Allah, aynı zamanda bütün canlılara hayat verir, onları öldürür ve yeniden diriltir. Hayatın devamı için gerekli her şeyi yaratır. Her şey, canlılığını ona borçludur.

Allah Teâlâ’yı bu sıfatlarıyla tanımak ve öylece iman etmek bize ne kazandırır?

Hayatın sahibinin Allah olduğunu bilmek ve ona inanmak kişinin hayata ve ölüme bakışını şekillendirir. Buna göre hayat da ölüm de Allah’ın iradesi ve kudreti dahilindedir. Bu nedenle hayatı güzel ve kalıcı davranışlarla zenginleştirmek, ölümden sonrasına hazırlık yapmak, ölüm karşısında sabır ve rıza göstererek Allah’ın hükmüne teslim olmak gerekir.

Allah’ın her şeyi işittiğinin ve her şeyi bildiğinin farkında olan insan, söz ve davranışlarında dengeli ve tutarlı olur, kötü söz ve düşüncelerden uzak durur. Özüyle sözüyle bir olur, hesabını veremeyeceği çirkin işlerin peşinden koşmaz. “0, (kimse) Allah’ın her şeyi gördüğünü bilmiyor mu?”197 ayetini aklından çıkarmaz ve ona göre yaşar.

Her şeyin Allah’ın dilemesiyle gerçekleşeceğini bilen bir Müslüman yapacağı işte “İnşAllah” diyerek Allah’ın iradesini dikkate alır. Ona dayanır ve ona güvenir.

Allah’ın her şeye güç yetirmesi, haksızlıklarla mücadele eden insana cesaret, sabır, güven ve ümit verir. Çünkü Allah gücü ve merhametiyle iyi ve doğru olanı destekler. Bu aynı zamanda hakikatin de güçlü olduğu anlamına gelir. Bu anlamda onun gücü hareketle karşısında saygıyla eğilen insan, ahirette hesap vereceğinden kötülüklerden uzak durur.

Evrendeki harikulade yaratılış Allah’ın iradesinin bir tecellisi olduğu gibi hakikati ifade eden bütün doğru sözler de onun kelamının bir tezahürüdür. Bu nedenle Müslüman, Allah’ın kelamını ölçü alır ve ona uyan her söze uyar.

Tekvin sıfatına inanan her Müslüman, evrende olup biten her şeyin Allah’ın yaratmasıyla meydana geldiğini bilir. Hayatını bu bilinçle yaşar ve böylece Allah ile arasındaki kulluk bağını sürekli canlı tutar.

Kaynaklar :

  • 181 Furkan suresi, 58. ayet.
  • 182 Ahmed Hamdi Akseki, İslâm Dini, s. 67.
  • 183 En’am suresi, 59. ayet.
  • 184 Ahzâb suresi, 51. ayet.
  • 185 Teğabun suresi, 4. ayet.
  • 186 Mü’min suresi, 19. ayet.
  • 187 Bakara suresi, 256. ayet,
  • 188 Lokman suresi, 16. ayet.
  • 189 Yasin suresi, 82. ayet.
  • 190 Kehfsuresi, 23-24. ayetler.
  • 191 Ebu Davûd, Edebi 110. ayet,
  • 192 Ahkaf suresi, 33. ayet.
  • 193 Şura suresi, 51. ayet.
  • 194 Nur suresi, 45. ayet.
  • 195 Zümer suresi, 62. ayet; Haşr suresi, 24. ayet.
  • 196 Rahman suresi, 29. ayet.
  • 197 Alak suresi, 14. ayet.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu